air max mlb jerseys
 Sağlık – Bakım | www.AROODA.com - Part 2

Gebelikle ilgili bunu biliyor musunuz ?

Türkiye’de her yıl 1,9 milyon gebelik gerçekleşiyor. Bunların 550 bini istenmeyen gebelik. 350 bin gebelik kürtajla sonuçlanıyor. 6 bin çocuk sokakta yaşıyor. Her beş çocuktan biri okuma yazma öğrenemiyor, ilköğretim çağındaki 1,4 milyon çocuk okula gidemiyor. Kimsesiz çocuk sayısı 800 bin civarında. Her yıl ortalama 500 bebek sokağa bırakılıyor. 4 milyonu askın çocuk küçük yaslardan itibaren çalışmaya mecbur kalıyor. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda toplam 14 bin 398 çocuk kalıyor. Bu veriler ışığında Türkiye Aile Planlama Derneği Nisan 2009 itibariyle Korunan Kadın Bilinçli Kadın sloganıyla bir kampanya başlattı.

(Kaynak: Türkiye Aile Planlama Derneği)

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

27 Ekim 2009

Yazan: Arda

Kategori: Sağlık - Bakım

Etiketler: ,

RAHİM NAKLİ 2 YIL İÇİNDE YAPILACAK …

Suudi Arabistan’da 9 yıl önce bir kadına rahim nakli yapılmıştı. Rahmi bağlayan damarlar çok dar olduğu ve bazıları pıhtılarla kapandığı için organ 3 ay sonra bozulmuştu. İngiltere’de Hammersmith Hastanesi jinekoloji cerrahı Richard Smith açıkladı: “Geliştirdiğimiz teknikle rahime uzun süre kan akışını sağlayacak bir yöntem bulduk. Böylece doğuştan rahmi bulunmayan, kanser veya başka hastalıklar yüzünden rahmi alınmış kadınlar nakil yapılarak bebek sahibi olabilecek. 2 yıl içinde bebek taşımaya imkan verecek şekilde rahim nakli yapabileceğiz.”

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

26 Ekim 2009

Yazan: Arda

Kategori: Sağlık - Bakım

Etiketler: , ,

KAHVE KARACİĞER DOSTU ÇIKTI !

Amerika’da yapılan bir araştırmayla günde en az 3 fincan kahvenin karaciğer hastalıklarına iyi geldiği ortaya çıktı. Araştırmaya göre kahve içen karaciğer hastalarının, rahatsızlıklarmm ilerleme ihtimali, kahve içmeyenlere göre yüzde 53 azalıyor. Kahve ayrıca şeker hastalığı riskini de azaltıyor.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Menopozda kanama varsa …

Kadınlar adetten kesildikten sonra rahmin en iç tabakasının incelmiş ve 5 milimetrenin altında olması gerekir. Bu kalınlık artmışsa ve menopoza girmiş bir kadında kanama olmuşsa mutlaka rahim içinden kürtajla parça alınıp tahlil yapılması gerekir.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Domuz Gribi Aşısının Yan Etkileri Takip Edilecek

Sağlık Bakanlığı, Domuz Gribi aşısının ardından ortaya çıkacak yan etkilerin takip edilmesi için harekete geçti. Bakanlığa bağlı Ankara’daki Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nde ‘Yan Etki İzleme Grubu’ oluşturulduğu açıklandı. Kasım başında başlanacak aşılamayla birlikte Yan Etki İzleme Grubu da çalışmalarına başlayacak. Önce sağlık çalışanları, hamileler, ağır hastalığı olanlar, grip geçirenler, çocuklar ve hacılar aşılanacak. 24 yaşın üzerindeki sağlıklı erişkinlere aşı yapılmayacak.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Ses ile İyileşebilmek !!! …

James D’Angelo’ya göre, ses rezonansları çakraların titreşim değerlerini değiştirme gücüne sahip.

insan

İnsan sesinin önemini ve boyutlannı düşündünüz mü hiç? Ben hiç düşünmemiştim ta ki James D’Angelo’nun “İnsan Sesinin İyileştirici Gücü” adlı kitabını okuyana kadar. Bir nefes seminerinde edinmiştim bu kitabı ve uzun zamandır kitaplığımda duruyordu. Neyse ki bu ay okuma fırsatı buldum. Oldukça ilginç bir kitap. Yazar, insan sesinin her türlü iyileştirici etkisini, sesli ve sessiz harflerden başlayıp gülerken ya da ağlarken çıkardığımız seslere kadar ayrıntılı bir biçimde anlamlan ve özellikleriyle açıklıyor. Şarkı söylemenin ruhsal ve fiziksel sağlığımız üzerindeki gücünü anlatıyor. Ayrıca çakralarımızdaki (omurganın başlangıcı ile başın en üst noktası arasında konuşlanmış döngüsel enerji anaforları) tıkamklıklan açabilmemiz için nasıl kendi mantralanmızı ve vokal yöntemlerimizi oluşturacağımız konusunda da yol gösteriyor.

“Çakralann Tonlanması” başlıklı bölüm özellikle ilgimi çekti. Yazar bu bölümde her Çakra için farklı bir tonlama egzersizi veriyor. Birçok nedenden dolayı çakralardaki doğal enerji akışı bozulabiliyor; Örneğin aşın çalışma, bastınlmış duygular, vücut yapımıza uymayan yiyecekler ve içecekler. Yazara göre, ses rezonansları çakralann titreşim değerlerini değiştirme gücüne sahip. Tonlama verimli olduğunda, çakralann yolu üzerinde herhangi bir noktadaki enerji tıkanıklığının ortadan kalktığını hissederiz.

Kitabın bu bölümünden kısa bir alıntı; “Çakralann vokal tonlamasında sadece tek bir sistem yoktur, yani belirli frekanslann sessiz/sesli harflerle bileşiminden oluşan hiçbir sistem her bir birey için başarıyı garantileyemez. Doğuda en iyi bilinen sistem Tantra Yoga’dır, batıda ise temellerini sesli harflerin frekans değişimlerinden alan birkaç yöntem bulunmaktadır. Fakat çakralann, ortaklaşa kabul edilen Do majör ölçüsünün yedi notasına bağlanması gibi, müzikal tonlan çakralann yedisine de bağlayan evrensel bir sistem yoktur. Dahası, insanlar için belirli bir çarka frekansı serisi olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Olduğunu düşünsek bile frekanslannın bazılan veya tümü insan sesinin vokal değerleri dışında bulunuyor olabilir.”

Yazar, H harfinin sessiz harfler içinde en ruhani olanı olduğunu ve aynı zamanda bu harfin Hint felsefesinde prana olarak bilinen yaşam enerjisinin akışını düzenleyen nefesimiz ile bağlantılı olduğunu söylüyor. Gülmenin anahtannın da H sesinde yattığını vurgulayan yazar, bu harfle ilgili şu ilginç tespitlerde buluyor; “Çeşitli sesli harfler sayesinde gülme sıklığında birçok farklılık olmasına rağmen, öncü H harfidir ve nasıl seslendirildiği de iyileştirici özelliklerini etkiler. Hepimiz biliyoruz ki, eğer çok şiddetli ve uzun süre gülersek yanlanmız ağnmaya başlar. Bunun sebebi de nefese bağlı güçlü bir H sesi çıkarmak için kann kaslanmızı kullanmak zorunda oluşumuzdur. Nefes kuvvetlice bedenimizin üst tarafına yönlendirildiğinde, esas anndıncı H sesi olur. Bu işlevi yerine getirirken, rota üzerindeki bezelerimizi ve onlara bağlı çakralanmızı da harekete geçirir.”

Şarkı söylemeye devam

Diğer harflerle ilgili de birçok açıklama var kitapta ama H harfinin yarattığı etkiler çok ilginç geldi bana. Bir de şarkı söylemenin iyleştirici etkisine değinmiş yazar. Çocukluktan itibaren aslında doğal olarak hepimizde var kendi sesimizi her anlamda kullanabilme yeteneğimizi büyüdükçe kaybettiğimizden bahsediyor. Örneğin benim lazım çok yapıyor bu aralar; durup dururken kendi bir şarkı uyduruyor. Hem melodisi hem sözleri uydurma yani. Sürekli bir şeyler mınldanıyor. Hatırlarsanız mutlaka siz de yapmışsınızdır benzer şeyler çocukken. Daha sonra büyüdükçe bunlar duşta ya da yemek yaparken mınldanmalara dönüşüyor. Ama gün geliyor öyle bir koşuşturmaca alıyor M bizi duşta şarkı söyleyecek kadar bile vaktimiz olmuyor. İşte yazar bu noktada çok dikkatli olmamız konusunda bizi uyanyor çünkü bu doğal yeteneğimizin aslında iyileştirici gücü varmış; Yani şarkı söylemenin!

Bakın ne diyor; “Şarkı söylemek insan sesinin doğal eğilimidir ve iyileştirme anlamında konuşursak, konuşma eyleminin ötesindeki bir seviyededir. İlk insanın lisanı, günümüzde çocuklarımızda olduğu gibi, doğal şarkılar söylemekti ve belki de ses tonuna göre bu kuş sesine daha yakındı. Bugün halen bu tür sesleri bazı Afrika ve Uzak Doğu dillerinde duyuyoruz. Şarkı söylemek tartışmasız sağlıklı bir eylemdir. Çünkü diyafram ya da gırtlak, şarkı söylerken konuşmaya oranla daha büyük bir rezonans etkisi ortaya çıkartmaktadır ve sıklıkla doğal olmayan konuşma biçimleri şarkı söylerken çıkan seslerle bertaraf edilir. Çok sayıda insan kendileri müzik yapmak yerine edilgen müzik dinleyicileri haline getirdiler. Eğer şarkı söylemeyi sadece olumlu titreşimler yaratmada ille de model olması gerekmeyen eğlendiricilere bırakırsak, gelecek nesiller doğal bir iyileşme yöntemiyle bağlannı tamamen koparmış olacaklar.”

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Dört dörtlük bakım

Müşterilerine Skin BarSM’da cilt yapılarını keşfetme ortamı sunan Dermalogica, Geleneksel Çin Yüz Tanımlaması ile Batı Cilt Analizini birleştirdiği Face Mappingae’le cildin haritasını çıkarıyor. Kısıtlı zamanları olan kişiler içinse, Speed MappingSM ile 5 dakikada cilt analizi gerçekleştiriyor,MicrozoneSM ile de 20 dakikalık cilt bakımları yapıyor. Dilerseniz size en yakın Dermaiogica cilt bakım merkezinden hemen randevu alın, dilerseniz Dermaiogica Türkiye distribütörü Antis Kozmetik’in Fulya’da bulunan Dermal Cilt Bakım Merkezi’ni arayın. Dermal: 0212 240 7777-240 7949

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Salyangoz Kremi

Her cilt tiplerine uygun ve her yaşta güvenle kullanabilek bir protein kremi olan Gutto Salyangoz Kremi, “Timeless Repaîr Cream” yani zamandan bağımsız bir onarım kremi olarak raflarda yerini alıyor. Tüm güneş lekelerinin azalmasına, cildin yenilenmesine ve nem tutma kapasitesinin artmasına yardımcı olduğu belirtiliyor.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Gizemli bir ÇEKİCİLİK – GIVENCHY

Givenchy en yeni bayan parfümü olan “Ange ou DEmon le secret” ile güneş ışınlarının arasında her zamankinden çekici, her zamankinden parıltılı olabilirsiniz. Sonsuz çekiciliğin gizemi ile büyülü bir dünyanın kapılarını aralayan parfümün şişesi en az ilham perisi kadar ışıltılı.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

Hızlı Onarım – AVON

Yaşlanma karşıtı cilt bakımında bir ilk olan AVON, Anew Reversalist, ciltteki kırışıklıkların onarım sürecini hızlandırıyor ve ciltte yenilenmiş bir görünüm yaratıyor. Anevv Reversalist, kırışıklıkların görünümünü düzgünleştirmeye yardımcı olmak için cildin onarım sürecini yeniden hızlandırmaya yönelik formüle edilmiş.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)

« Önceki yazılar   Sonraki yazılar »