air max mlb jerseys
 Uygurlar | www.AROODA.com

21 Ekim 2009

Yazan: Arda

Kategori: Kültür - Sanat

Etiketler: ,

Uygarlığın Tahammül Edemediği Uygurlar

Çin; gelişen baca ekonomisi, parlayan otomobil sanayisi, açık denizlere açılma sevdasını perçinleyen açık deniz donanması kurma isteği ve Ay’a çıkmayı amaçlayan uzay programıyla sınıfı geçerken insan haklarından sınıfta kalıyor….

Tarihin en eski kadim topluluklarını barındıran Çin’in batı bölgesi uzun bir süredir hem yer üstüyle hem de yer altıyla dünya gündeminde. Çin’in Pekin Olimpiyatlan’nda sergilediği üstün teknoloji ve estetik aslında bir medeniyet ve uygarlık iddiasıydı. Ancak Uygurlara gösterdiği sert tavırla Mao’dan bugüne pek bir şeyin değişmediğini gösteriyor. Şark toplumlanna has olan insan hayatının ehemmiyetsizliği bir de Çin milliyetçiliği ile birleştiğinde tam bir güç gösterisini dönüşüyor. Aynen Pekin Olimpiyatlarında olduğu gibi…


BASKILARIN ÇEKTİRDİĞİ

Çin’in, 1949 yılında yaşadığı komünist devrimden bu yana baü bölgesini dize getirmek için geliştirdiği pek çok siyaset var. İstila, kanaat liderlerinin ortadan kaybolması, eyaletlerin ilginç bir şekilde yeniden çizilmesi, Çinlilerin göçüyle desteklenen şehir taşkınlıktan, ibadete yönelik sınırlamalar, dini meskenlere ağır baskı gibi. Ancak bu yapılan eylemlerin tek muhatabı Uygurlar değil. Tibet de bu hastalardan payını alıyor. Tek bir farkla Tibef in doğal bir lideri varken ve dünya kamuoyu bu lidere her türlü desteği verirken Uygurlar ıssızlığın ortasındaki millet edası yaşıyorlar. Peki, Çin neden bu kadar Doğu Türkistan’a karşı sert ve arzulu? Çin’de 55 etnik azınlık grubu yaşıyor. Toplam nüfusun yüzde 9.4′ünü oluşturuyorlar. 18 Etnik grubun nüfusu 1 milyonun üzerinde. Nüfusça en büyük olanlarından biri de Uygurlar. 1955 yılında özerklik verilen Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’nde, 20 milyon kişi yaşıyor. Bu bölgedeki etnik gruplann sayısı 47. En büyük etnik grup 10 milyona yakın nüfusla Uygurlar. Bu bölgenin merkezi olan Urumçi’de nüfus yapısı yan yanya Uygurlardan oluşuyor. Sincan-Uygur Özerk Bölgesi gelir bakımından Çin’in en az gelişmiş bölgelerinden biri olarak göze çarpıyor. En gelişmiş bölge olan Şanghay’da, kişi başı ulusal gelir kentsel alanda 2 bin 700 dolar, kırsal alanda ise 1240 dolar. Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’nde kişi başı ulusal gelirin Şanghay’ın kırsal alanının bile altında olduğu sanılıyor. Aslında bu rakamlar bile mevcut durumun anlaşılması için yeterli bir kanat sağlıyor. Bölgenin Çin için vazgeçilmez olmasına etkili olan bir diğer husus ise bölgenin zengin yer altı kaynaklan ve enerji yönünden zenginliği… Bölgenin bu zenginliğine bir de nüfus asimilasyonuyla her gün yerleştirilen Han Çinlileri eklenince işler tamamıyla sarpa sanyor. Uygurlar için bu kadar zenginliğin içinde yaşayıp dünyanın en yoksul halklarından birini oluşturmak pek hoş olmadığı gibi eğitim seviyelerinin özellikle düşük bırakılması önemli meslek guruplannda yer tutamamalanna da sebep oluyor.

Baskılarla birlikte gerçekleştirilen; rutin iş tacizi, kürtaj zorlamalan, katliamlar ve Asyalı komşularla ticareti, ilişki kurmayı engellemek bu aşağılayıcı politikalardan bazı örnekler olarak gösterilebilir. Pekin, Uygurların Cinle yaşamak dışında herhangi bir şeye inanmasına engel oluyor. Gelir dağılımının özellikle bölgeye yerleştirilen Çinliler lehinde gerçekleşmesi bölgede yaşayan yerli halk olan Uygurların pek de tahammül edemediği bir şey olsa gerek ki, ilk olayların çok sert bir tepki görmesine rağmen olayların hâlâ devam etmesi bunun göstergesi gibi  Uygurların Urumçi’nin diğer bir bakışla Sincan Bölgesinin siyasal ve ekonomik kaderini etkileme gücü yok gibi… Nasıl olsun ki! Ekonomik yaşamın hemen her yerinde Çinlilerin olması, sermayenin neredeyse tamamına yalanı Çinlilerin elinde bulunması bunu engelleyen en büyük faktör. Zaten bölgeyi ziyaret etmiş gazetecilerin belirtikleri gibi; “söz sahibi bir Uygur zengini yok.” Bir iddiaya göre refah paylaşımında Uygurlar göz ardı ediliyor.

EKONOMİK DURUM VAHİM…

Aslında yine rakamlara göz atmakta fayda var: Petrol, wolfram, altın, kömür, uranyum gibi stratejik hammaddelere sahip bir ülke. Çin’de mevcut 148 madenin 118 çeşidi Doğu Türkistan’dan çıkarılmakta. Doğu Türkistan’da şimdiye kadar 5000 yerde maden ocağı işletmeye açılmış olup; Çin’deki toplam maden ocaklarının yüzde 80lere yakın bir bölümünü oluşturuyor. Yaklaşık 500 bölgeden “petrol”, 30 bölgeden “doğalgaz” çıkarılmaktadır. Petrol rezervi 8 milyar ton olarak tespit edilmiştir. Her yıl 10 milyon ton petrol Çin’e taşınmaktadır. Çin’in kömür rezervinin yansı Doğu Türkistan’dadır. Yıllık “altın” üretimi360 kg. civanndadır. Uranyum, wolfram gibi stratejik madenlerle tuz ve renkli kristal taşlan Doğu Türkistan’ın başlıca yeraltı ürünlerindendir. 150 bin km2 tanm arazisine, bir o kadar ekilebilen toprağa ve 12 bin km2 genişliğinde ormanlık alana sahip Doğu Türkistan yaylalarında 60 milyona yalan küçük ve büyükbaş hayvan beslenmektedir. Ancak Sanayi kuruluşlarında çalışanların yüzde 90′ını ve petrol tesislerinde çalışanların yüzde 99′unu bölgeye yerleştirilen Han Çinlileri oluşturuyor.

Eğitim durumu ise içler acısı: Doğu Türkistan’da okuma-yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 58-60 civannda olduğu tahmin ediliyor. Yayınların ise ancak yüzde 16′sı Uygur Türkçesiyle çıkarılıyor. Çin’in medeniyet iddiası ve bölgedeki en kadim uygarlık oluşu başka bir kadim uygarlığı ortadan kaldırmasını gerektirmiyor. Bütün doğal zenginliklerini sömüren bir parazit edasıyla sergilediği yaklaşımı değiştirmesi geretayor. Türkçedeki uygar kelimesinin kökeninin Uygur’dan geldiği söylenir. Uygarlık kelimesinin karşılığı olmuş kadim bir topluluğa ve bölgenin yerli topluluğuna yapılan bu muamelelere Çin’in kendi açısından söyleyeceği pek çok gerekçe vardır hiç şüphesiz. Ancak zaman geçmişle birlikte işliyor günümüzde ve insanlar unutmuyorlar. Çin, Doğu Türkistan’dan aldıklannın karşılığını vermesi gerektiğini anlamak zorunda…

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0 (from 0 votes)